Haber

Roy Cohn’un Gölgesi: Trump Döneminde İfade Özgürlüğü İkilemi

Bir biyografi yazarı, Roy Cohn’un Robert Mapplethorpe tarafından çekilmiş fotoğrafını kitap kapağına koymak istediğinde işler beklenmedik bir yöne kaydı.

Roy Cohn’un Gölgesi: Trump Döneminde İfade Özgürlüğü İkilemi
Bu yazıda 6 başlık
  1. Roy Cohn Kimdi, Neden Hâlâ Konuşuluyor?
  2. Mapplethorpe’un Tartışmalı Karesi
  3. Sansür Değil, Kendiliğinden Çekingenlik
  4. İfade Özgürlüğü Neden Hâlâ Tehlikede?
  5. Tarih Tekerrür mü Ediyor?
  6. Sonuç Olarak Ne Yapmalı?

Bir biyografi yazarı, Roy Cohn’un Robert Mapplethorpe tarafından çekilmiş fotoğrafını kitap kapağına koymak istediğinde işler beklenmedik bir yöne kaydı. Korku, doğrudan sansürden değil, Donald Trump’ın eski akıl hocasına duyduğu sadakatten kaynaklanıyordu. Bu olay, “korkunun gölgesi uzadıkça özgürlük kısalır” atasözünü hatırlatır nitelikte.

Roy Cohn’un Gölgesi: Trump Döneminde İfade Özgürlüğü İkilemi

Roy Cohn Kimdi, Neden Hâlâ Konuşuluyor?

Roy Cohn, 1950’lerde McCarthy döneminde komünist avcılığıyla ün salmış bir avukattı. “Düşmanını tanı, sonra vur” taktiğiyle birçok kariyeri bitirdi. Daha sonra New York’un en korkulan hukukçularından biri haline geldi. Trump, 1970’lerde Cohn’la tanıştı ve ondan “asla pes etme, karşı tarafı ez” dersleri aldı. Cohn’un 1986’daki ölümü bile bu bağın kopmasına yetmedi; Trump hâlâ “Cohn olmasaydı ben de olmazdım” havasında konuşuyor.

Roy Cohn’un Gölgesi: Trump Döneminde İfade Özgürlüğü İkilemi

Mapplethorpe’un Tartışmalı Karesi

Robert Mapplethorpe’un 1980’lerde çektiği Cohn fotoğrafı, siyah-beyaz ve sert bir ifadeyle dikkat çeker. Fotoğrafta Cohn’un yüzündeki o meşum gülümseme, onun ikiyüzlü doğasını yansıtır. Biyografi yazarı bu kareyi kapak yapmak isteyince yayınevi önce evet dedi. Sonra “Trump’ın tepkisi ne olur” sorusu ortaya çıktı. “Bir elin nesi var, iki elin sesi var” denir; burada ise tek bir elin gölgesi yetti.

Sansür Değil, Kendiliğinden Çekingenlik

Olayın asıl çarpıcı yanı, resmi bir yasak olmamasıydı. Kimse “bu fotoğrafı kullanamazsın” demedi. Yayınevi çalışanları kendi içlerinde “Trump kızarsa başımız belaya girer” diye düşündü. Bu durum, “kurt görünce eşek ölür” misali, korkunun kendi kendini beslemesini gösteriyor. Günümüzde benzer çekingenlikler teknoloji şirketlerinde, yayınevlerinde ve üniversitelerde sıkça görülüyor.

İfade Özgürlüğü Neden Hâlâ Tehlikede?

Trump’ın ikinci başkanlık döneminde bu tür endişeler yeniden su yüzüne çıktı. Cohn gibi figürlerin mirası, sadece geçmişte kalmadı; bugün de “güçlü olan haklıdır” anlayışını besliyor. Mapplethorpe’un fotoğrafı gibi sembolik eserler, özgürlük tartışmalarının tam ortasında duruyor. “Hak yerini bulur” umudu güzel ama pratikte “güçlü olanın dediği olur” sözü daha sık işliyor.

Tarih Tekerrür mü Ediyor?

Cohn’un McCarthy dönemi taktikleriyle bugünün sosyal medya linç kültürünü yan yana koymak mümkün. İkisinde de “önce suçla, sonra kanıt ara” mantığı hâkim. Biyografinin kapağı meselesi, bu döngünün küçük bir örneği. “Geçmiştekiler gelecektekilere ibret olur” atasözü burada tam oturuyor.

Sonuç Olarak Ne Yapmalı?

Yazarlar, yayınevleri ve sanatçılar, korkunun önünü kesmek için daha cesur adımlar atmalı. Aksi takdirde “susanın ekmeği bol olur” zihniyeti her yeri sarar. Mapplethorpe’un fotoğrafı hâlâ raflarda bekliyor; asıl soru, bu fotoğrafın hikâyesinin de aynı şekilde unutulup unutulmayacağı.

Yazar

Keşfet
  1. HaberAlexander Ullom’un ‘It Ends’ Filmi: Mezuniyet Sonrası Kaygıdan Korku YapımınaBora Gökçe ·
  2. HaberRupert Grint Broadway’de Ron Weasley Olarak Sahneye ÇıkıyorBora Gökçe ·
  3. HaberLes Misérables Hudson Valley’de: Barikatlar Nehri AşıyorBora Gökçe ·

Ücretsiz üyelik

Ortak Alan’a katıl.

Kısa bir kayıt. Ardından Ghost sana e-posta doğrulama bağlantısı gönderecek.

Tamamdır. Devam etmek için e-postandaki bağlantıyı kontrol et.

Zaten üye misin?Giriş yap