Roy Cohn’un Gölgesi: Trump Döneminde İfade Özgürlüğü İkilemi
Bir biyografi yazarı, Roy Cohn’un Robert Mapplethorpe tarafından çekilmiş fotoğrafını kitap kapağına koymak istediğinde işler beklenmedik bir yöne kaydı.

Bu yazıda 6 başlık
Bir biyografi yazarı, Roy Cohn’un Robert Mapplethorpe tarafından çekilmiş fotoğrafını kitap kapağına koymak istediğinde işler beklenmedik bir yöne kaydı. Korku, doğrudan sansürden değil, Donald Trump’ın eski akıl hocasına duyduğu sadakatten kaynaklanıyordu. Bu olay, “korkunun gölgesi uzadıkça özgürlük kısalır” atasözünü hatırlatır nitelikte.

Roy Cohn Kimdi, Neden Hâlâ Konuşuluyor?
Roy Cohn, 1950’lerde McCarthy döneminde komünist avcılığıyla ün salmış bir avukattı. “Düşmanını tanı, sonra vur” taktiğiyle birçok kariyeri bitirdi. Daha sonra New York’un en korkulan hukukçularından biri haline geldi. Trump, 1970’lerde Cohn’la tanıştı ve ondan “asla pes etme, karşı tarafı ez” dersleri aldı. Cohn’un 1986’daki ölümü bile bu bağın kopmasına yetmedi; Trump hâlâ “Cohn olmasaydı ben de olmazdım” havasında konuşuyor.

Mapplethorpe’un Tartışmalı Karesi
Robert Mapplethorpe’un 1980’lerde çektiği Cohn fotoğrafı, siyah-beyaz ve sert bir ifadeyle dikkat çeker. Fotoğrafta Cohn’un yüzündeki o meşum gülümseme, onun ikiyüzlü doğasını yansıtır. Biyografi yazarı bu kareyi kapak yapmak isteyince yayınevi önce evet dedi. Sonra “Trump’ın tepkisi ne olur” sorusu ortaya çıktı. “Bir elin nesi var, iki elin sesi var” denir; burada ise tek bir elin gölgesi yetti.
Sansür Değil, Kendiliğinden Çekingenlik
Olayın asıl çarpıcı yanı, resmi bir yasak olmamasıydı. Kimse “bu fotoğrafı kullanamazsın” demedi. Yayınevi çalışanları kendi içlerinde “Trump kızarsa başımız belaya girer” diye düşündü. Bu durum, “kurt görünce eşek ölür” misali, korkunun kendi kendini beslemesini gösteriyor. Günümüzde benzer çekingenlikler teknoloji şirketlerinde, yayınevlerinde ve üniversitelerde sıkça görülüyor.
İfade Özgürlüğü Neden Hâlâ Tehlikede?
Trump’ın ikinci başkanlık döneminde bu tür endişeler yeniden su yüzüne çıktı. Cohn gibi figürlerin mirası, sadece geçmişte kalmadı; bugün de “güçlü olan haklıdır” anlayışını besliyor. Mapplethorpe’un fotoğrafı gibi sembolik eserler, özgürlük tartışmalarının tam ortasında duruyor. “Hak yerini bulur” umudu güzel ama pratikte “güçlü olanın dediği olur” sözü daha sık işliyor.
Tarih Tekerrür mü Ediyor?
Cohn’un McCarthy dönemi taktikleriyle bugünün sosyal medya linç kültürünü yan yana koymak mümkün. İkisinde de “önce suçla, sonra kanıt ara” mantığı hâkim. Biyografinin kapağı meselesi, bu döngünün küçük bir örneği. “Geçmiştekiler gelecektekilere ibret olur” atasözü burada tam oturuyor.
Sonuç Olarak Ne Yapmalı?
Yazarlar, yayınevleri ve sanatçılar, korkunun önünü kesmek için daha cesur adımlar atmalı. Aksi takdirde “susanın ekmeği bol olur” zihniyeti her yeri sarar. Mapplethorpe’un fotoğrafı hâlâ raflarda bekliyor; asıl soru, bu fotoğrafın hikâyesinin de aynı şekilde unutulup unutulmayacağı.
İlgili yazılar

Coyote vs. Acme: Stüdyo Koridorlarında Örsün Düşme Tehlikesi
Warner Bros. Discovery’nin 2023’te masaya koyduğu “Coyote vs. Acme” projesi, Looney Tunes’un klasik kovalamaca mantığını canlı aksiyonla harmanlayan bir komediydi. Film bittiğinde ise asıl kovalamaca stüdyo yönetim kurulu odalarında başladı.

Buddy: Masum Bir Tek Boynuzlu Atın Karanlık Yüzü
Casper Kelly’nin yeni filmi Buddy, çocuk televizyonlarının tatlı ikonlarını alıp tam tersine çeviriyor. Barney’nin sevimli dünyası burada Şeytan’ın maskesi oluyor ve izleyiciyi hem güldürüp hem ürpertiyor.

Tim Curry'nin Ardından: Rocky Horror Efsanesi 80 Yaşında Sahneyi Bıraktı
Tim Curry'nin vefatı, sinema ve tiyatro dünyasında derin bir boşluk bıraktı. Uzun yıllardır sahnede ve perdede yarattığı unutulmaz karakterlerle izleyicilerin aklında yer eden oyuncu, 80 yaşında aramızdan ayrıldı.